dali..
Sertalp Efendi 'entel' de dese gittim işte Salvador Dali'ye...
Oh..iyi ki de gitmişim,çok eğlendim..
yol iz bilmediğimizden 3 vasıtayla gittik Emirgan'a.
bundan önce Sakıp Sabancı müzesine Picasso sergisi için gitmiştik.abartmıyorum ama saatlerce sıra beklemiştik.O yüzden ablacoğumla(yol arkadaşım) sabahın körüsünde gidip yer kaparız planları yapmıştık.
Peri!!!!
Düşüp ölmedin di mi bitanem??
Ben erken falan kalkmadım bi yere de erken gitmedim,o sadece plandı...

Ne diyoduk?
Ben tipik bi türk olduğum ve tüm faturaları son gününde yatıran bi sülaleye mensup olduğumdan kelli dali'nin de son gününde gittim gezmeye.Gerçi 10 gün daha uzatmışlar,son gün 1 Şubat olmuş ya neyse...
Ne diyoduk?
Lacivert boğaz manzaralı yere gidip sıra beklmeye başladık.
O da ne?
Sıra denen birşey yokmuş nerdeyse...7 dakikada biletleri alıp içeri girdik...
(bu arada öğrenci biletleri 3 YTL,gitmek isteyen olur 'sergiler çok pahallı' bahanesini uydurursa bilgisi olsun diye diyorum)
Montları vestiyere verdik,telsizlerimizi alıp sergiyi gezmeye başladık.
Herşey çok çok güzeldi,bilmemiz gereken şeyleri telsiz bize açıklıyodu zaten...
bu arada enn görmeyi istediğim resimler yoktu,ünlü tabloları falan...Dicem biz gezememişizdir orasını ama 4 saat oyalandık,gözümüzden kaçması imkansız..
Neyse ne diyoduk?
Size en hoşuma giden şeyi söyliim
Herşey serbestti.
Yani fotoğrafını çek,içerde simit ye..karışan hiçkimse yok.En sinir olduğum şeylerdendir biyeri gezmeye gidersin 'gülmek yasak, fotoğraf çekmek yasak yemek yemek yasak emir yağdırırlar.Al sergini de başına çal diyesim gelir..
Bu arada nazım-piraye aşkı vardır ya,adına kitaplar yazılmıştır falan...
bu Salvador'un karısı Gala'ya olan aşkıyla boy ölçüşemez sanırım...Ya kadını saçlarını tararken bile resmetmiş adam.Her resimde ondan bi parça,her resimde gala'nın adı...Gala kendisinden 10 yaş büyükmüş ve bi arkadaşının da karısıymış üstelik(ne düşük bi cümle..)...
Sergi kısmı böyle işte.Bi daha diyorum iyi ki de gitmişim,çok güzeldi..
Dönüşte sahili dolaşma kararı aldıydık özlemle.O sırada da bi otobüs gördük Taksim-emirgan otobüsüymüş.Yani ona binsek sadece 2 otobüsle evde olabiliriz.Birbirimize şöyle bi bakıp sahile gitme kararı aldık.Tam taşlara oturup ayağımı sallıcakken Özlem kaşıyla gözüyle 'oturma pis taşa' efekti verince ikimiz de ayakta durup mal mal denize bakmaktansa otobüse bineriz diye düşünmüş olmalıyız ki (27 kelimelk bi cümle ve hala bitmedi..Nefes alalım biraz)
ikimiz de nerdeyse maraton koşarak otobüse yetiştik..Bindiğimizde nefes nefeseydik
bu arada okulda Perü ve duvar tarafı okey oynamaya gitmişler,bende okey oynamak istiyodum ama:(
Çok kıskandım...
Neyse artık başka zamana..

0 yorum yazılmıştır