gevelemece :P

Epey zamandır takıldığım bir dizi vardı TRT'de,temmuzun son haftası şu çocuğu görüp izlemeye başlamıştım
Aslında ilk baktığımda film sanıp izlemiştim ya,neyse..
Konusu şu ki liseli Kore'de monarşinin yıkılmadığı,İngiltere,Danimarka gibi hükümetin yanında krallığında olduğu bir hayal kuruyor,tüm film bi hayal üzerine anlayacağınız
(Aklıma geldi de paylaşiim;Canum kuzenim İlker'le hababam Sınıfı askerde'yi izlemişt,filmin sonunda herşey rüya çıkınca çok saçma bulup kanal değiştirmiştik.İlker de amcamın 0-0 biten beşiktaş maçı için 'sıfır sıfır bitti,boşuna izledik' diye homurdandığını anlatmıştı da aramızda bi espri olmuştu o söz.'Ayrıldılar mı?Boşuna nişanlandılar o zaman...'
'Onu mu kırmış?Boşuna almışlar o zaman:P gibi
Bu dizi de aynen öyle 'hayal mi?Boşuna izledik o zaman )
Herneyse konuyu saptırmayalım.Hafif deli olan esas kız binevi beşik kertmesi olan veliaht prensle sevmeden,büyüklerin emriyle bi evlilik yapar.Saray hayatına alışma çabaları,yavaş yavaş evlendiği oduna aşık olması falan sürerken veliaht prensin dünyalar şekeri kuzeni de kıza aşık olur..
Konusu biras saçma gelse de hoş müzikleri ve -üst resimdeki çocukla sürükleyici bi dizi-ydi,bitti

Herneyse uzuuun bi giriş yaptıktan sonra asıl konumuza dönelim.Kızın kocası olucak adam duygularını final bölümüne kadar belli etmeyen,'seni öyle bi severim ki ruhun duymaz' sözünü benimsemiş,ukala ve kırıcı bi çocuk.Kuzeniyse anlayışlı,eğlenceli,duygusal,binbir iyi özellikle donatılmış efendi bi çocuk.
Ve bu kız düşlerinin prensi olarak ilk odunu seçiyor. Zaten nerde kazma,hödük,zor biri varsa gönül gidip onu buluyor (Çok mu bu dertten muzdarip gibi konuştum ne?)
Aslında bu konuda uzuun uzuun bişiler yazarım die düşünüodum ama kitlendim PC başında,yazacak bi cümle bile bulamıorum
O yüzden bu konuyu açtığım gibi kapatıyorum:(
Bu arada şu kızlar ayrı bi alem...
Resimleri bulmak için biraz gezdim de nette,içinde 'ne şanslı kıığız,keşkem onun yerinde olsam' yazan yüzden falza mesaj var forumlarda.Ya kız beşikkertmesiyle evlendi,her bölüm en az iki litre gözyaşı akıttı,eşinden bi sevgi sözcüğü duymadı,ölüm orucuna girdi,en sonunda da sürgün edildi,ne şansı?
İnsanları anlamakta cidden zorluk çekiyorum:P
Bu arada aklıma geldi; küçükken beni hep 'prenses' diye severlerdi, 'büyüyünce ne olucaksın?' sorusuna saçlarını savurarak 'manken' cevabını veren bi velet olup çıkmıştım sonunda=)
. 
Herneyse,herkesin düşlerinin prensiine-prensesine kavuşması umuduynan
İii günler





