kadıköy günlüğü...

Dün nerdeydim bi tahmin et?
Edemedin mi yoksa?
Peki öyleyse alttaki resim sana bişeyler anlatıyordur...
Eveett ...
Periyle buluşup Kadıköy'e gittik...
Ben normalde şanssız bir insanımdır.Koşa koşa iskeleye giderim,'gemi şimdi kalktı yegenim,bekliceksin' derler.Ama bu sefer öyle olmadı.Gemi 13:45 de kalkıyodu ve peri 13:44 te Beşiktaş iskelesine teşrif etmişti =)
Nefes nefese bindik gemiye
(Peri; Gemi değil ,kaç bin kere söylicem vaapuur!!! Diyodur sanırım şu an=)
Simit almıştık 2 tane,yol boyunca martıları doyurduk,o kadar eğlenceliydi ki...Hayatında hiç deniz görmemiş insanlara üzülürüm ama denizin şehrinde yaşayıp bi gün bile bu keyfi yaşamamış insanlara gerçekten acırım...Bunun keyfi hiçbişeyde yok.
Aç martılar simitleri havada kaptılar,yolun bitmesine biraz daha kalmıştı ki elimizdeki simitler bitti.İçeri girdik,büfeden yeni simit almaya gittim ama kalmamış.İçimiz ısınsın bari diye iki tane sahlep aldım bende,dünyanın parasını verdim,meğer markasız toz salepmiş.Götürdüm Periye ama hanfendi sahlep sevmezmiş(gel de boğma)
Neyse karaya yanaşınca 'ilk biz atlayalım gemiden' dedim Perüye.Koşar adım ilerledi.
Bi adım atmamla ıslak zeminde düşmem bir oldu.Kafamı oturaklara çarptım,salep başımdan aşağıya döküldü.
'perüü' diye mırıldandım.Ama hanfendinin tınladığı yok.Daha sesli bi şekilde çağırdım,hemen geldi yanıma.Benim başıma da birileri toplanmıştı.O küütt sesini duyup da gelmemek mümkün değil tabii.20li yaşlarda bi çocuk selpak verdi.Teşekkür ederim deyip saçlarıma bulaşan sahlepi temizlerken 'üstünde de var,bence onu da sil' dedi bilmiş bilmiş
Al kıymetli mendilini başına çal,haspinallah ya...
Bi paket selpak,2 tane kusmuk kokulu ıslak mendille temizlenip resimde gördüğümüz yere gittik.
Haydarpaşa Garına...
Haydarpaşa Garı dedik de aklıma gelen bişeyden bahsedeyim.
Hanii filmlerde-dizilerde haydarpaşanın merdivenlerinden inilip 'ulan istanbul...'la başlayan cümleler kurulur ya.Mesela Beşik Kertmesinde-Kavak Yellerinde falan da vardı ona benzer sahneler.
İşte o merdiven var ya...
Ufacık bişi
Ben ciddiyim.İki zıplayışta iniliyo...
Neyse günlük,buydu anlatacağım...
Islak bi banka oturup iki çekirdek çitledikten sonra ayaklanıp Süreyya Opera Binasını bulmaya gittik.Geçen haftalarda da gitmiştim gerçi ama yol bulma konusunda balık hafızasına sahibim (duruncu balıklar balık hafızası sözüne kızmıyolardır inşallah)
Neyse,gittik,yerlerimize oturduk,doğu ezgileri adlı baleyi izledik.Operayla kıyaslarsak 'ennfesti,mükemmeldi',müzikallerle kıyaslarsak 'son derece vasattı' 
Oyun Çalıkuşu-hürrem sultan-harem gibi ayrı ayrı 8(?) parçadan oluşuyodu.Genel kültür azlığımdan sanırım bi halt anlamadım.Çalıkuşu mesela,hikayesini bildiğim bi kitap ama danslarını neye benzettiklerini hiç anlamadım..Böyle işte...
Dönüşte hava epey kararmıştı.Aheste aheste gittik ki hava biraz daha kararsın.Gemiye gece binmek de başka bir eğlence.Geçen haftalarda gitmiştim ama bu kadar zevk alamamıştım gerçi,tabii nedenim vardı.Eve çok geç kalmıştım ve vapur aheste aheste ilerliyodu.
Yine hiç beklemeden bindik vapura.Tek kelimeyle harikaydı istanbul..

Üstteki resimde gördüğünüz dünyalar güzeli kız ve onun kulesi
Yandaki resim de meşhuur Kadıköy Boğa heykeli denilen ama bizim zar zor bulduğumuz Kadıköy'ün pek meşhuurr boğa heykeli=)
Herşeyiyle mü mü mükemmel bi gündü,teşekkürler Perü
Not:adi periyle pişti olduk.Aynı bot:S aynı kot:S

Konu: ohh sefam olsun :))
ohh ne güzel gezmişiz tozmuşuz felekten birgün calmışız MAŞALLAH :))
resimlerlede bu güzel günü süslemen ayrı bir hoşluk !!!
sana birşey söylim ??? emin ol sen yaşlanmazsın akıllı pıtık ...
her zaman dediğim gibi DOSTLUĞUN BENİM İÇİN DEĞERLİ...
G3ZM3K İST3RS3N »