« Öncekii | Sıradakii »

4/5/2009

büyüyünce ne olucaksın kızım? -katil!Ama o iş için büyümeyi

Annem?
-tamam
Babam?
-tamam
ablam
-tamam
bana emeği geçen hocalar?
-tamam
rehber öğretmenim?
-tamam
Yakın arkadaşlarım?
-tamam
Ananem dedem?
-eh,tamam...
  
                   Bunlar tamam da beni zerre alakadar etmeyen ve onları zerre alakadar etmediğim onlarca insanın gelecekle ilgili sorularına katlanmak zorundamıyım?
Ekler almak için girdiğim pastanedeki adam bile bana 'kaç net yapıyosun?' diye sormuştu.Bu örnekler o kadar çok ki..Adımı bilmeyen insanların ne okumak istediğimi merak etmesi çok garibime gidiyo.Hepsine ağız dolusu 'sanane be birader?' diyesim geliyo.He bide 'hangi ünv?' diye soranlar var.Sanki sınava girdim,sonuçları öğrendim,mesleğimi belirledim de bi ünversite seçmesi kaldı..
deli olucam ya..

bu yazıyı konuştuğum ve 'sanki bizde farklı mı sanıyosun?' diyen bütün gençler adına yazıyorum..bu arada siz siz olun eve gelen misafir çocuğa 'ee dersler?' diye sormayın.Zaten gergin olan asabı bu soruyla daha bi gerilebilir o anda delirebilir,sinirini dizden çıkartabilir Göz Kirpiyor
Yani benden söylemesi...

4/5/2009

dün..

Evet günlük..4 gündür yoktum,özlemişindir beni..
bu 4 günde ne yaptım?
Çok şey.
Ama hiçbiri buraya yazacak eğlenceli şeyler değildi..
Cumartesi akşamı Cumali Hocayla konuştuk.Yarınki sınava giricekmisin dedi hangi sınav dedim=)
Güvenderin denemesi varmış.Daha önceden paraları ödemiştik gerçi ama tam tarihini bilmiyodum..
Neyse dün sabah allah karetsin geç kaldım nidaları arasında koşa koşa çıktım evden.Neyseki gittiğimde sınav yeni başlamıştı.Gireli yarım saat olmuştu ki karnım guruldamaya başladı.Çok sessiz bi ortamda karnından garul gurul sesler gelmesinden kötü ne olabilir ki..
Yanımdaki kız bana yumiyum uzattı.Almadım tabii,teşekkür ettim.O fısır fısır öndeki arkadaşlarıyla soru paylaşımında bulunurken ben 'bu sınav kötü geçerse nasıl kurtulurum Cumali hocanın dilinden?' diye düşünüyodum.Bu arada kısa bi geriye dönüş yapalım Haliç Ünv. de bi sınava girmiştik Türkiye geneli.Sonuçlar okula geldi,cumali hoca herkesi tektek değerlendiriyo.
Sıra bana geldi.Ters ters bakarak 'bu ne Elif?' dedi 'sen böyle mi çalışıyosun?' falan.Bilmiyorum belki başka bişiler söylemiştir ama epey bi azar işitmiştim.Tamam belki ufak bi azar işitmiştim ama o Cumali hocadan gelince gözümde büyümüştü..İşin garibi ne biliyo musunuz? Benden hemen sonra benden enn az 10 puan aşağda alan kıza 'çok iyi değil ama düzeltirsin.Şuna biraz ağırlık ver' falan demişti..
Neyse ben sorularla uğraşırken yanımdaki kız bi soru gösterdi,cevabını söyledim.Artık bananeyse..Biraz sonra farkettim ki benim dergidekileri hatmetmekle meşgul.Kağıdımın üstünü kapattım 'göster kız,ölür müsün?' dedi
ölür müsün öldürür müsünKaş çatmış..Neyse biraz sonra toparlanmaya başladılar.Rahat geçsin diye ayağa kalktım arkadan bi ses
'elif?'
Sesin geldiği yere bakınca kimi göriim?
Eski dersanemden arkadaşım Merve.
Yine bi geriye dönüş yapalım; dersane deyince benim aklıma şimdi içinde bulunduğum ama bi türlü alışamadığım  yer değil kültür taksimdeki güzel günler geliyo.Pınarla kara kışta dondurma yememiz,Arzu'yla Safa hocaya haran hatran bakmamız,ondan konuşurken Erdi'nin 'o benim kuzenim' deyişiyle yerin dibisine geçmemiz,Mertle karete yapmamız,Pınarın doğum gününde Mert'in ona su şişesi kapağı hediye etmesi(en son sorduğumda hala saklıyorum demişti) Merveyle şarkıfelek oynamamız(Oyun çarkıfelek ya da diğer versiyonu adam asmaca gibi ama sadece şarkı sözleriyle oynanan).Ders biter bitmez 'ağrı dağın eteğindee cano cano' şarkısını söylememiz falan geliyo.Yasemin,yiit,bugün gördüğüm Merveyle ilgili bi anı gelmiyo şu an aklıma ama olsun.Dersane deyince onlar da geliyo aklıma..
 Neyse biz yine günümüze dönelim.Çıkışta Merveyle beraber Taksim'e doğru yürüdük,konuştuuk,konuştuuk...Kesinlikle bi senedir görüşmüyo gibi değildi aramız.
Taksime dooru yürürken de bi grup arkadaşıyla Salihi gördüm.Gerçi o beni görmemezlikten geldi birazDil Azıcık bişi konuştuk.Öndeki arkadaşları oo falan yapıyolardı Salih'e.
'öndeki mallar senden mi?' dedim,kafa salladı.
bu arada Salih demişken bi geriyedönüş daha yapalım...
Geçen haftalarda bi sabah Salih'le münübüsteydik.Bi anda bi bağrış sesi duyduk içerde.Adamın teki 'gapat kapıyıı!!' diye bağrıyodu şöföre.Soför anlamadı tabii olay ne bağıran mı haklı kaçan mı..Adam bikez daha bağırdı 'kapat kapıyı kaçıcaklar' ama kaçmaya çalışanlar ellerindeki bıçakları sallayınca şöfor kaçmalarına izin verdi
Anlamadınız dimi bi halt?
Evet bizde anlamamıştık.Meğer kaçan 2 kişi yankesiciymiş.Ben dahil bikaç kişinin ceplerini yokladıktan sonra arkada bi bayanın yanına gitmiş.Onun cüzdanını çekerken onları izleyen sonradan emniyetten olduğunu öğrendiğimiz adam bi harakette bulunmuş,sonrası biraz önce okuduğunuz şey işte..
Bu arada bütün bunlar olurken benim kahraman arkadaşım Salih nerdeydi?
Şöförün yanına kaçmış,saklanmaya çalışıyodu.Ee can tatlı tabiiDil
Neyse,dünün devamı klasikti işte
*sınıfta ikram edilen,hayatımda yediğim (ştrutelden sonra) enn güzel şeyin adının Acıbadem olduğunu ve Kartal Heykelinin yanındaki tarihi 7 8 hasan paşa fırınında yapıldığını öğrendim.Çıkışta ilk iş oraya gidip 4 tane almak oldu.Herkese tavsiye ederim
 
*bu arada merak eden vardır belki,sınavım harika geçti

30/4/2009

çalışkan kızın hali :P


Deli olucam ya..
Son 4 sınavdır istisnasız 26,50 yapıyorum ed-sos da.
Ne bi eksik ne bi fazla..Cidden deli olucam

28/4/2009

nihayet..okulun bitmesine sadece 1 gün var..1 kısacık gün daha ve ondan sonra lise hayatım  tamamen bitecek..
 Bakma öyle..Üzülmüyorum tabii ki.Bu bi mutluluk yazısı..Okul beni öyyle boğmaya başlamıştı ki ya o biticekti ya ben.
Bilmiyorum belki herşey ben böyle olmasını istedim diye bu kadar kötü..
Şöyle ki altı-yedi-sekiz falan harikaydı bende ama ne zaman ortaokulun bitmesine az bi süre kaldı insanların her yaptığı batmaya başlamıştı.Böyle 'bitsede kurtulsam' moduna girmiştim.Bu sefer de aynı şey oldu.Senenin başında 'keşke hiç bitmesin,hatta burda yatıp kalkiim' dediğim okuldan yavaaaş yavaş soğumaya başladım,bitse de kurtulsam moduna girdim.Belki de diğer türlü olsaydı yani hala ilk zamanlarımdaki gibi seviyo olsaydım okulu şu zamanlar benim için kabus gibi geçicektı..
  Neyse şimdi mutluyum mutlu olmasına ama ara sıra cidden çok sevdiğim-bundan sonra görüşmemizin hayal olduğu (Rauf vs) kişileri düşünüp üzülebilirim.
Ama cidden hiç sevmediğim-bundan sonra görüşmeme hayali bile beni mutlu eden  kişileri düşünüp sevinedebilirim,belli olmaz.
mesela ilknur;
 Duyduğuma göre her zaman benim arkamday-mış,düştüğüm zaman beni tutacak-mış!Sanırım ondan kurtarıp daha yüksek bi yerden düşmemi sağlamayı kasdettiği için sarfetti böyle bi cümle.Anlaşılan kendime epey dikkat etmem gerekiyo bu aralar.Anlayamıyorum ya,cidden onu anlayamıyorum.En kara kabuslarından en pembe rüyalarına nasıl dikey geçiş yaptım bunu da anlamıyorum.Ben hiçbişey yapmıyorum* ve bi anda dünyanın enn kötü insanı oluyorum,zatiallerinden duymadığım laf kalmıyo.Aradan bi süre geçiyo ben yine bişey yapmıyorum ama bi anda aklanıyorum.Hatta onun ağzından söylersek 'dünyada insan diyebileceği birinci kişi' oluyorum(ne büyük lutuf) Eminim zaman geçtikçe,o porsuk kafasında yeni senaryolar kurdukça ben yine kötü kız olucam.Açıkçası umrumda bile değil..En ufak bi meselede bile tüm cazgırlığımla haksız olan herkese ağzının payını veren biri olmama rağmen onun yaptığı onlarca şeye ağzımı bile açmamamın sebebi işte bu;umrumda bile değil! Geçen günlerde umrumda değil o da değil,yanındaki de değil...
 Neyseki yarın okulun son günü.Artık sadece sınavlara gelicez sonra çanakkale gezisinde karşılaşıcaz,karne gününde, belki bi iki defa da tercih zamanında...Sonra komple kurtulucam.Hayali bile güzel...
Neyse o bencil yapısıyla ve biraz sorunlu kafasıyla bunun pek mümkün olacağını sanmıyorum ama o bile mutlu olsun istiyorum.Tabii aynı zamanda  bu işi benim kilometrelerce uzağımda yapsın istiyorum=)
 ayrıca diğerlerinin de çok mutlu olmasını istiyorum.Hatta mutsuz kimse kalmasın istiyorum=)
Ayrıca yıllaaar sonra eski fotoğraflara bakıp 'güzel günlerdi' demek de istiyorum
sonra o fotoğrafları tekrar yerine koyup 'ama bugünler daha güzel' demek istiyorum

* tamam tamam yapmıştım azıcık bişiler;)Ama yaptığım yapmayı düşünüp kendimi englellediğim onlarca düşüncenin yanında devede kulak bişiydi.İyiki de söylemişim içimden geçenleri keşke 'nedenini sorma' demeseydim de kafasında kendinin bile bana yakıştıramadığı şeyler kurgulamasaydı..

28/4/2009

chıhuahua :S

Dün uzuuuuuuuunn zamandır geçirdiğim enn güzel gündü..
Başından sonuna kadar harikaydı..
 Sabahın körüsünde gittiğimiz okulda ilk 4 dersin boş olduğunu öğrendik.Kös kös oturup son 2 dersi beklemek yerine kahvaltı yapmaya çıktık Peri'ynen.Ya koca meydanda bi tane bile yumurta kıran, kahvaltı servisi olan mekan göremedik.Biz de bi pataneye gidip kıymalı,patatesli börek ve çay aldık.Evet evet yine yaptım aç karnına kıymalı börek yemeyi.Pişman mıyım?
Eveeettt=)
 Herneyse yemeğimizi bitirdikten sonra pazartesi pazartesi tiyatro olmayacağını
unutup Kağıthane Kültür Merkezine gittik.Orda perinin aklına bugünün GNCTRKCLL kampanyası günü olduğu geldi.Dooru Cevahir'e gittik.Filmi seçip gişeye biletleri almaya gidince şifremizin yanlış olduğunu söylediler.Bin ayrı kişiye bize şifre yollaması için mesaj gönderdik.Film başlama saatine kadar da D&R'e gidip kitap okuduk.Filme 5 dakika kala ablamın yolladığı şifreyle gişeye gittik bu da yanlış dediler.Deli olduk tabii..Neyseki Özlem başka bi şifre
gönderdi de aldık biletleri.Koşa koşaaa 5 nolu salona gittik ki..
Evet ki..
Salonda bizden başka kimse yok.Oyunu başlatmıcaklarmış yani biz olmasak.Neyse kısa sürede 2 kadın 2 çocuk daha geldi de oyun başladı
(bu arada foto makinamın pili bitmişti.Gülperinin şahin gözleri sayesinde oralardabi priz bulup bikaç dakkacık şarj ettik=)
gittiğimiz oyun (hemen belirteyim çıktığından beri gitmek istediğim Güneşi Gördüm değil) bi köpeğin hikayesini anlatan CHIHUAHUA adlı bi çocuk filmiydi.
Beğendim desem beğenmedim,iyi desen değil kötü desen değil..Pazar günleri her kanalda gösteren çocuk filmlerinden biriydi işte.
Yine de gittiğim diğer filmlerden daha iyiydi.
Neyse..Sinemadan çıkınca bi oyuncakçıda aldık soluğu.He oyuncak aldık mı?almadık..Sadece baktık..

 sonra yemek yemek için dışarıya çıktık,daha fazla dolaşmadan o evli evinee gariban(ben) dersanesine gitti..
Böyle işteGöz Kirpiyor

24/4/2009

eski günlükler -1

                                                      17 ekim 2006'den bi kesit
...blablabla..



Üşüdüğümü söyledim.Elif bana bi hırka getirdi.'lan ben bundan daha sıcağım'dedim,başka bişey getirmeye gitti.Maksadımız J'yi biraz daha görmek ya..(yok günlük bakma bana öyle;maksadımız diğer Elif'in J'sini görmekDil) Biz oyalanırken J yanımıza geldi,benim elimi sıktı,Elif'le biraz konuştu.Bahçeye inerken elif tekrar,tekrar tekrar ve tekrar J'nin ona nasıl baktığını sordu.Bi süre cevap vermedim.
'eliiif!!Hadi doğruyu söyle' dedi.Durdum,deriin bi soluk alıp sesimi eski türk filmi moduna getirdim
'İşin doğrusu,senin annen bir melekti yawrum' dedim.
...blabla..


Çıkışta Elif'le playstationda dövüş oynamaya giderken yolda beyaz-acayip montumu giydim.'bu montla astronotlara benziyorum' deyip uzayda yürüyenler gibi zıplamaya başladım.Kız yerlere yattı tabii..(eski bi alışkanlık etrafındakileri güldürmeye çalışmak demek..Ama o zamanlar bende gülüyodum)
...blablabla


« Öncekii | Sıradakii »

MySpace Cursors

WOW MySpace Cursors & MySpace Layouts

MySpace Cursors